Kırklareli Demirköy-İğneada Longoz Ormanları

2009-07-25 20:37:00
Longoz Nedir?


Longoz dere suyunun denize döküldüğü yerde,yağışın azaldığı mevsimlerde dere suyu seviyesinin düşmesi ve denizin getirdiği kumların dere ağzını kapatması sonucu derenin denize dökülemeden geri giderek oluşturduğu gölettir.Aynı zamanda subasar da denmektedir.
Avrupa'nın en büyük yüzölçümüne sahip Longozu, Ülkemiz sınırları içersinde; Kırklareli iline bağlı İğneada Longozu'dur. Ağaçların kökleri ile diğer bitkilerin kökleri suyun içindedir. Bu ağaçların ve bitkilerin bulunduğu ormanlarada Longoz ormanları denir. İğneada göç yolu üzerinde bulunduğu için, normalde göremeyeceğimiz bir çok kuş çeşidini burada görebiliriz.
Türkiye'nin ikinci, Avrupa'nın tek parça en büyük longozu olan Acarlar Longozuda, Sakarya ili,Karasu ilçesinde bulunmaktadır. Ülkemizde birtek su menekşesi Acarlar longozunda yetişmektedir.
Bu longozlarda tükenmeye yüz tutmuş birçok bitki çeşidi yaşamaktadır.



İğneada Longoz Ormanları (Kırklareli)


İğneada Longozu ÖBA'sı, Bulgaristan sınırının 15 km güneyinde Karadeniz kıyısında yer alan kumul, göl, bataklık ve subasar orman habitatlannın bir karışımını içerir. Alanda, doğal kum bandının Istranca Dağlan'ndan Karadeniz'e akan [Taşlı Dere (Çavuş Dere) ve Bulanık Dere başta olmak üzere] bir dizi akarsuyu bloke etmesiyle çok çeşitli bir bitki örtüsü gelişmiştir. Kum bandı üzerinde çeşitli kumul bitki örtüsü tipleri gelişirken, arkasında subasar orman ve sulakalan habitatlarının bir mozaiği oluşmuştur.


GENEL TANITIM

Kırklareli İli, Demirköy İlçesine bağlı İğneada Beldesi, Türkiye'nin Kuzey-Batısında Bulgaristan'a komşu bir sahil kasabasıdır. İsmini tunç ve demir çağlarında bölgede yaşayan yerli Trak toplumları, Thyn'lerden almıştır. Thyn'lerin yaşadığı yer anlamına gelen İğneada'nın nüfusu 2349 olup, yaz aylarında beldeye gelen ziyaretçilerle 10.000'i aşmaktadır. Yöre insanı geçimini ağırlıklı olarak orman işçiliği, hayvancılık, balıkçılık ve turizm gelirlerinden elde etmektedir.

Karadeniz sahili boyunca Yıldız (ıstranca) Dağlarından Karadenize doğru akan dereler, denize ulaşmadan göllerde ve bu göllerin bataklık alanlarında son bulur. Ancak önlerindeki kumul barikatı nedeniyle denizle irtibatları kesilen göl ve bataklıklar, ilkbaharda fazla gelen sularla şişerek geriye doğru taşar ve düz araziyi kaplarlar. Bu taşkın alanlar Longoz (su basar) alanlarını ve birbirinden farklı deniz, göl ve orman ekosistemlerini oluştururlar. Her mevsimde taban suyu seviyesi oldukça yüksek, organik madde bakımından zengin olan bu asidik topraklar, üzerinde gelişen ormanları tropikal ormanlara benzer bir şekilde süsleyerek, biyolojik zenginliği arttırmaktadır.

Bu bölgede birbirinden ayrı olarak üç longoz alanı bulunmaktadır. Erikli Gölü, Mert Gölü ve Saka Gölü longozu görülmesi gereken longozlardandır. Her üç alanın hayvan ve bitki çeşitliliği birbiri ile benzer özellikler göstermekte ve ülkemiz için eşi olmayan doğal bir kaynak oluşturmaktadır.

Ülkemizde bu tip ekosistemlerin az olmalarının sebebi, oldukça hassas yapılarının kolaylıkla tahrip edilerek zarar görebilmesidir. Longoz Ormanlarının Taban Suyu seviyesi düştüğünde gerçek özelliklerini kaybederek, yok olacaklardır.



Koruma Çalışmaları

- 1978'de alanın 5399 ha.lık bölümü Av ve Yaban Hayatı Koruma Sahası,

- Alanın güneyindeki 1345 hektarlık bölümü Tabiatı Koruma Alanı,

- 1990 yılında bir bölümü, 1991 yılında ise alanın tamamı Doğal Sit Alanı statüsüne kavuşturularak koruma altına alınmıştır.

- Longoz Ormanları son olarak  2007 yılında Milli Park ilan edilmiştir.

 

Fauna

Ulusal ve Avrupa ölçeğinde korunabilmiş en önemli subasar (longoz) ormanının yer aldığı İğneada bölgesi içerdiği farklı ekosistemleriyle yöredeki birçok hayvan türü için kaliteli ve farklı yaşam alanları oluşturmaktadır. Tatlı, tuzlu ve acı su sistemlerinin görüldüğü sulak alanları, delta ve açık kıyıları, tatlı su bataklıkları ve çamur düzlükleri, turba alanları ve bataklık ormanları gibi canlılar açısından oldukça önemli yaşam alanı tipleri bölgede yer almaktadır.


Kuşlar

Türkiye kuş varlığını oluşturan 454 kuş türünden yarıya yakını (194 tür) yıl içerisinde İğneada'da görülebilmektedir. Avrupa Kırmızı Liste (E.R.L. = IUCN) ölçütlerine göre nesli tehlike altında olan ve/veya tehlike altına girebilecek statüdeki; Cüce Karabatak (Phalacrocorax pygmeus), Akkuyruklu Kartal (Haliaetus albicilla) ve Küçük Kerkenez (Falco naummani) İğneada’nın sağlıklı ekosistemini temsil eden 3 gösterge kuş türüdür.

Bunun yanı sıra ülkemizde sadece kuzey Trakya'da görülen Küçük Yeşil Ağaçkakan İğneada'da öne çıkan önemli bir kuş türüdür. Alan özellikle bazı su kuşları (balıkçıllar, kazlar, ördekler su tavukları, ve yağmurcunlar) ve yırtıcılar (kartallar, şahinler, doğanlar ve deliceler) için önemli bir üreme alanıdır. Ayrıca çok önemli sayıda su kuşu ve yırtıcı için, özellikle leylekler (ak ve kara leylek), sonbahar göçünde geçiş yoludur.

Bern Sözleşmesi ölçütlerine göre alanda konaklayan veya yaşamını sürdüren 184 kuş türü tehlike kategorisinde olup koruma altına alınması gerekli türledir.


Memeliler

Longoz Ormanlarındaki memeli tür çeşitliliği yüksektir. Tüm Türkiye’deki memelilerin % 34'ü ve Trakya'daki memelilerin % 57'si İğneada yöresindeki zengin yaşam alanlarında barınmaktadır.

 Sahada; Geyik (Cervus elaphus), Karaca (Capreolus capreolus), Yaban domuzu (Sus scrofa), Kurt (Canis lupus), Tilki (Vulpes vulpes), Çakal (Canis aureus), Yaban kedisi (Felis silvestris), Sansar (Martes sp.), Porsuk (Meles meles) ve Yarasanın yanı sıra temiz suların göstergesi Su samuru (Lutra lutra) gibi önemli yaban hayatı türleri yaşamaktadır.

Balıklar


Bölgede bulunan 5 göl bu alanı balık türleri açısından da zengin hale getirmektedir. Hamam ve Pedina gölleri orman içi göllerdir. Mert, Erikli ve Saka gölleri ise lagün gölleri olup yılın belirli zamanlarında denizle birleşirler. Üreme, korunma ve beslenme amacıyla denizden tatlı suya veya tatlı sudan denize göç eden balık türleri açısından bu lagün gölleri çok önemlidir.

 Bölgedeki dere ve göllerde yaşayan 8 balık türü Bern listesinde "Korunması gereken türler (PFS)" kategorisindedir. Bunlar; Dere Hamsisi (Chalcalburnus chalcoides), Deniz İğnesi (Syngnathus abaster), Tatlısu Kaya Balığı (Neogobius fluviatilis), Kurt balığı (Apius aspius), Noktalı İnci Balığı (Alburnoides bipunctatus), Acı Balık (Rhodeus amarus), Taş Yiyen Balık (Cobitis taenia) ve Kababurun Balığı (Chondrostoma nasus) dır.


En fazla balık türünün Erikli ve Mert Göllerinde bulunduğu proje sahasında ekonomik öneme sahip balıklardan Sazan (Cyprinus carpio), Tatlısu Kefali (Leuciscus cephalus), Kızılkanat (Scardinius erythrophthalmus), Gümüş Balığı (Atherina boyeri), Akbalık veya Kurtbalığı (Apius aspius) ve Has Kefal (Mugil cephalus) görülmektedir.


Longoz Ormanlarını besleyen derelerin Istranca Dağları’nda başlayan kaynaklarında yaşayan Kırmızı Benekli Alabalık Demirköy ve İğneada yöresindeki kaliteli yaşam alanlarının varlığını ispatlamaktadır.


Sürüngen ve İkiyaşamlılar

Avrupa'daki iki yaşamlı ve sürüngen türlerinin Anadolu'ya giriş kapısı olan Trakya Bölgesinde küçük bir kısmı temsil eden İğneada Longoz Ormanları, Trakya genelindeki ikiyaşamlı ve sürüngen sayısının yarıdan fazlasını barındırır. Bunun sebebi bölgedeki sulak alanların, zengin bitki örtüsü ve böceklerle birlikte bulunarak ikiyaşamlı ve sürüngen türleri açısından besin değeri yüksek, çekici bir yaşam ortamı oluşturmasıdır.

Bern Sözleşmesine göre kesinlikle korunması gereken ikiyaşamlı türlerden Pürtüklü Semender (Triturus karelini) ve Gece Kurbağası (Bufo viridis) ile sürüngen türlerinden Oluklu Kertenkele (Ophisaurus apodus), Yeşil Kertenkele (Lacerta viridis) ve İnce Kertenkele (Ablepharus kitaibelii) alanda yaşamaktadır. Bunların dışında Yılan ve Kaplumbağa türleri de dahil 16 tür ikiyaşamlı ve sürüngen türü yaşam alanı çok uygun bu bölgede barınır.


Böcekler

Böcek varlığının 310 tür olduğu Longoz Ormanlarında yapılan çalışmalar sonucu tür sayısı bakımından en zengin bölge, 123 türle Pedina ve Hamam Gölü arasındaki bölgedir. Bu bölgede orman içi açıklıkların bulunması böcekler açısından uygun yaşam alanları oluşturmaktadır. Buna karşın sık longoz ormanlarının böcek çeşitliliği bakımından fakir olduğu gözlenmiştir. Genel olarak longoz ormanlarında böceklerin gözlemlendiği yaşam ortamları; göl kenarı ve orman içi açıklıklar, sahile yakın kumul bölgeler, çürüyen ağaç kütükleri ve taş altları ile ormanlık alanlardır
.


5582
0
0
Yorum Yaz